Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2015-2018)
Turkish Login
Turkish Login
Turkish Login

 Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2011- 2014) uygulama döneminin sona ermesi ile birlikte Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlık çalışmaları 2013 yılında başlatılan, yoğun ve kapsamlı çalışmalar neticesinde son haline getirilerek 13.03.2015 tarihinde Yüksek Planlama Kurulu'na sunulan Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2015-2018), 18.06.2015 tarih ve 2015/24 sayılı Kurul Kararı ile onaylandı. 25.06.2015 tarih ve 29397 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Belge dünyadaki ve ülkemizdeki ekonomik gelişmelerin analizlerine dayanılarak, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün katkılarıyla katılımcı bir yaklaşımla hazırlandı.

Temel ekseni "Yerli, Yenilikçi ve Yeşil Üretim" olan Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2015-2018) için;

- Sanayide bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli yerli üretimin geliştirilmesi,

- Kaynakların etkin kullanıldığı, daha yeşil ve rekabetçi sanayi yapısına dönüşümün sağlanması,

- Sosyal ve bölgesel gelişmeye katkı sağlayan ve nitelikli iş gücüne sahip sanayinin geliştirilmesi

stratejik hedefler olarak belirlenmiştir.

Belge ile ortaya konulan “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde Afro-Avrasya'nın tasarım ve üretim üssü olmak” vizyonu kapsamında “Türk sanayisinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilerek, dünya ihracatından daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretildiği, nitelikli işgücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümünü hızlandırmak amaçlanmaktadır.

Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2015-2018)'de 70 eylem yer almaktadır. Önümüzdeki süreçte ise belgenin amacına ulaşmasını sağlayacak eylemlerin hayata geçirilmesini teminen yine katılımcı bir yaklaşımla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının içinde yer alacağı Uygulama, İzleme ve Değerlendirme Mekanizması etkin bir biçimde çalıştırılacaktır.

Belgede yer alan ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek olan eylemlerden bazıları yer almaktadır:

Kamu alımlarına yönelik uzun vadeli ihtiyaç planlaması yapılarak kilit teknolojilerin geliştirilmesi ve yerli üretimi desteklenecektir. Yatırım teşviki sağlanan yüksek teknolojili ürünler uluslararası yükümlülükler de göz önünde bulundurularak kamu alım garantisi ile desteklenecektir.

Ekonomideki en büyük mal ve hizmet alıcısı kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Ülkemizde 2014 yılındaki kamu alımları 113 milyar TL düzeyinden gerçekleşmiştir. Kamu alımlarının yönlendirilmesi ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayrılan kaynakların artırılması, teknoloji yoğun bir üretim tarzının geliştirilmesi, öncelikli sektörlere yatırımların çekilmesi, dolayısıyla ithalata olan bağımlılığın azaltılması mümkündür.

Ülkemizde yüksek teknolojili ürünlerin üretim kapasitesinin artırılması için kamu alımlarını kaldıraç olarak kullanan yeni mekanizmalar oluşturulmuştur. Bu mekanizmalar: 1) Kamu mal alımlarında yüksek teknolojili ürünlere fiyat avantajının sağlanması 2) Kamu mal ve hizmet alımlarıyla sanayide yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini öngören Sanayi İşbirliği Programı (SİP) 3) Ar-Ge projeleri sonucunda ortaya çıkan ürünlere Teknolojik Ürün Deneyim Belgesi verilmesi ve kamu alımlarında iş deneyim belgesi yerine bu belgenin kullanılması imkânın sağlanmasıdır.

2014 Şubat’ta 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda değişiklik yapıldı. Söz konusu değişiklikle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri arasından belirlenen ve her yıl ocak ayında Kamu İhale Kurumu tarafından ilan edilen listede yer alan malların ihalelerinde yerli malı teklif eden istekliler lehine % 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması zorunlu hale getirilmiştir.

4734 sayılı Kanunda yapılan değişikliğe istinaden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan Yerli Malı Tebliği 13/09/2014 tarihli ve 29118 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yerli Malı Tebliğine göre bir ürüne Yerli Malı Belgesi düzenlenmesi için en az %51 yerli katkı oranına sahip olma kriteri getirilmiştir. Tebliğ, kamu mal alım ihalelerinde yerli malı teklif eden istekli lehine %15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması mekanizmasının daha etkin bir şekilde kullanılabilmesine imkân sağlayacaktır.

Sanayi İşbirliği Programı ile sanayide yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini sağlamak, iç pazarın ve dış ticaretin dinamizmini artırmak, yerli sanayi için uluslararası alanda yeni pazarlar yaratmak, istihdam ve işgücü kalitesini artırmak, döviz girdilerini artırarak cari açığın azaltılmasını sağlamak mümkün olabilmekte olup bu açıdan söz konusu uygulama ülkemiz için büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurum/kuruluşları, STK’lar ve sektörün katkılarıyla hazırlanan “Sanayi İşbirliği Programı (SİP) Yönetmeliği 15.02.2015 tarih ve 29268 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere yürürlüğe girmiştir. Sanayi İşbirliği Programı (SİP) ile başta ulaştırma, enerji ve sağlık sektörlerinde olmak üzere kamunun büyük maliyet gerektiren yüksek teknoloji içeren alımlarında ülkemizin üretim ve teknoloji yeteneklerinin geliştirilmesine imkân sağlanmış olacaktır.

Ölümümüzdeki dönemde, ürün ve teknoloji ihtiyaç analizi yapılacak, kilit teknolojilerin geliştirilmesi ve yerli üretimi kamu alımları yoluyla desteklenecektir. Ayrıca; Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) kararları ile belirlenen yüksek teknolojili sektörlerde yatırım teşviki alan yatırımcılar uluslararası yükümlülükler de göz önünde bulundurularak kamu alım garantisi ile desteklenecektir.

İthal bağımlılığı yüksek olan ara malların yerli üretimi desteklenecektir.

Ekonomimizin dayanak noktası ihracata dayalı büyümedir. İhraç ürünlerimizin de çok ciddi bir kısmını da sanayi ürünleri oluşturmaktadır. İmalat sanayi 2014 itibarıyla Türkiyenin ihracatında yüzde 93,6lık bir paya sahiptir. 2010 yılında imalat sanayinde 105 milyar Dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 2014 yılı itibarıyla bu rakam 147 milyar Dolara çıkmıştır. İhracatımıza paralel olarak ithalatımız da artış göstermektedir. İthalatımızın %70-73 oranındaki kısmı ara malı ithalatı oluşturmaktadır. Bu sebeple ülkemizin ara malı ithalatındaki bu aşırı bağımlılığa mutlak anlamda çözüm getirmek zorundadır.

Bu sorunun çözümüne yönelik olarak, ithal bağımlılığı yüksek olan ara malların yerli üretimi desteklenecektir. Yerli sanayinin geliştirilmesi ve cari açığın azaltılması amacıyla pilot sektör olarak kimya sanayi seçilmiş olup, kimya sanayinde ithal bağımlılığı yüksek olan ara malların kamu-üniversite-sanayi işbirliği projeleri aracılığıyla üretilebilmesi ve üretimin önünde engel oluşturan sorunların çözümlenmesi sağlanacaktır.

Oyuncak İhtisas OSB kurulacaktır.

Yurt dışından ithal edilen bazı oyuncaklar sağlık açısından tehdit oluşturmakta veya bazı kaliteli oyuncaklar yüksek fiyatları nedeniyle cari açığımızı artırmaktadır. Plastik, kauçuk ve kompozit sektörlerimiz gerek Avrupa gerek dünya pazarında ciddi bir konumu sahiptir. Kendi markamızın olduğu yerli oyuncakların üretilmesi için Oyuncak İhtisas OSB kurulması ve bu sayede yerli oyuncak üretimimizin artması ülke ekonomisi ve çocukların sağlığı için önem arz etmektedir. Oyuncak endüstrisinin çocukların kültürel değerler kazanmada çok etkili olduğu göz önüne aldığında konunun önemi daha da artmaktadır.

Kent içinde kalan Sanayi Sitelerinin kent dışına taşınmasına yönelik destek verilecektir.

Yerleşim yerleri içerisinde kalmış, sıhhi imkânlarını yitirmiş, gelişme imkânı bulunmayan, çevresel etkilerin disipline edilmesi mümkün olmayan sanayi işletmeleri ve sanayi sitelerinin kentsel dönüşüm kapsamında yapılan/yapılacak sanayi sitelerine taşınmasına destek olarak bu durumdaki küçük sanayicilerin daha sağlıklı, modern ve çevreye duyarlı işyerlerinde çalışmalarına imkân sağlamak amacıyla taşınma kredisi verilmesine ilişkin 635 sayılı KHK’da değişiklik yapılmasına dair Kanun Tasarısı Taslağı hazırlanmıştır. Bu kapsamda, kent içinde kalan sanayi sitelerinin kentsel dönüşüm kapsamında kent dışına taşınmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır.

Sanayide kullanılan elektrik enerjisinin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması ve sanayi tesislerinin kendi enerjilerini üretmeleri özendirilecektir. Enerji İhtias OSB ve Enerji İhtisas Endüstri Bölgelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretilmesine yönelik ihtiyaç duyulan mevzuat çalışmaları yapılacaktır.

Enerji arzında yaşanan sorunlar ve iklim değişikliği nedeniyle özellikle enerji tüketimi yüksek olan sektörler için enerji verimliliğine yönelik politikaların hayata geçirilmesi önem kazanmaktadır. Avrupa Birliği enerji ve iklim değişikliğine yönelik, 2020 yılına kadar 1990 yılı değerlerine göre, yüzde 20 sera gazı emisyonu azaltımı, yüzde 20 enerji verimliliği artışı ve yüzde 20 yenilenebilir enerji kullanımını hedeflemektedir. Ülkemiz 2023 yılında; 2011 yılına göre en az yüzde 20 oranında enerji yoğunluğunun azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının yüzde 30 olması hedeflemektedir. Türkiye özellikle hidrolik, rüzgâr, güneş, jeotermal ve biokütle olmak üzere önemli miktarda yenilenebilir enerji kaynaklarına sahiptir. Yenilenebilir enerji kaynakları potansiyel olarak kömürden sonra ikinci sırada gelmektedir.

Ülkemizin enerji kaynakları temini bakımından büyük oranda dışa bağımlıdır. Ülkemizde üretilen elektrik enerjisinin yüzde 50 civarında doğal gazdan elde edilmektedir. Yine ülkemizdeki toplam elektrik tüketiminin yüzde 45-50 civarında sanayide kullanılmaktadır.

Bu durum göz önüne alındığında yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretiminin üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sanayide kullanılan enerjinin güneş, rüzgâr, biyokütle vb. yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması, çevrenin korunmasına ve enerjide dışa olan bağımlılığın azaltılmasına büyük katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda, bu tür tesislerin kurulmasına ilişkin işlemler kolaylaştırılacaktır.

Enerji İhtisas Endüstri Bölgelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisinin üretilmesi teşvik edilecek ve buna ilişkin mevzuat düzenlemesi 2015 yılında tamamlanacaktır. Elektrik enerji üretimi ile ilgili gerekli her türlü etüt ve mühendislik çalışmalarında 2016 yılı başında başlatılacaktır.

Sözleşmelerden alınan Damga Vergisi başta olmak üzere, Damga Vergisi Kanununun bazı hükümleri gözden geçirilecektir.

Vergi sisteminin, gelişmiş ülkelerin uygulamalarıyla paralel müesseseler içeren, ekonominin rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayan, serbest piyasa ekonomisiyle uyumlu, yatırımları ve istihdamı teşvik ederek sürdürülebilir büyümeyi destekleyen, vergiye gönüllü uyumu artırarak kayıtlı ekonomiye geçiş sürecini hızlandıran, daha basit, kolay anlaşılabilir ve uygulanabilir, geniş tabanlı, etkin, verimli ve mükellef odaklı bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması hedefleri doğrultusunda önemli bir mesafe kaydedilmiş bulunmaktadır.

Dünyadaki gelişmelere paralel olarak, gelişmiş ülke uygulamaları dikkate alınarak Kurumlar Vergisi Kanunu yeniden yazılmış ve vergi oranı indirilmek suretiyle vergi yükü azaltılmıştır. Gelir vergisi tarife yapısı basitleştirilmiş, gelir vergisi oranlarında da önemli indirimler yapılmıştır. Gıda, eğitim, sağlık ve tekstil ürünleri gibi temel ihtiyaç maddeleri ile turizmde katma değer vergisi oranları önemli ölçüde indirilmiştir. Teknolojik bilgi üretilmesi, üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılması, verimliliğin artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, katma değeri yüksek alanlara yatırım yapılması ve Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla, Ar-Ge harcamalarına gelir ve kurumlar vergisi, gelir vergisi stopajı, damga vergisi ve sigorta primi yönünden önemli destek ve teşvikler sağlanmıştır.

Önümüzdeki dönemde de yatırımlardaki teşviki artırmak amacıyla Damga Vergisi Kanunu’nun çeşitli hükümleri ve uygulamaları gözden geçirilecektir.

Gümrüklerde ve iç piyasada sanayi ürünlerinin teknik mevzuata uygunluk kontrollerinin daha etkin bir biçimde yapılmasına yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde etkin çalışmalar yürütülecektir.

Sanayi ürünlerinin denetimlerinde etkinliğin artırılması, güvensiz ve kalitesiz ürünlerin yurda giriş aşamasında gerekli tedbirlerin alınması konusunda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde çalışmalar yürütülecektir. CE İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği ile İthalatta Standartlara Uygunluk Denetimi Tebliği Ekonomi Bakanlığı tarafından her yıl güncellenmekte olup, bu Tebliğlerin eklerinde yer alan riskli ürün listelerinin güncellenmesi amacıyla her yıl Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın piyasa gözetimi ve denetiminden sorumlu olduğu ürün grupları kapsamında riskli ürünler tespit edilecek ve Ekonomi Bakanlığı’na bildirilecektir. İthalat Denetim Rehberleri, saha denetim faaliyetleri doğrultusunda hazırlanacaktır.

Ülkemizdeki işletmelerin yurt dışında yapacakları firma satın alma ya da ortak olma işlemlerinde cazip kredi desteği sağlanacaktır.

Türkiye ekonomisinin dışa açıklık oranının artmasına paralel olarak, küresel ekonomideki gelişmelerin Türk sanayisi üzerindeki belirleyiciliği de artmaktadır. Küreselleşmenin getirdiği fırsatları değerlendirmeye yönelik pro-aktif yaklaşımlar sanayi stratejisinin bir aracı olurken, aynı süreçteki risklerin de etkin yönetilmesi önem kazanmaktadır. Bu çerçevede, Türk imalat sanayinin hem üretim hem de pazarlar açısından çeşitlenme sürecinin devam ettirilmesine yönelik politikalara, dış ekonomik ilişkilerimizin sanayi stratejisi doğrultusunda şekillendirilmesine, Gümrük Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) bünyesindeki gelişmelerin takibine ve yönlendirilmesine, Türk firmaların dış ticaret şartlarına uyumunu sağlayacak tedbirlerin alınmasına öncelik verilmesi etkin bir sanayi politikasının ayrılmaz bir parçası niteliğindedir. Bu kapsamda Türk firmalarının yurtdışında yapacakları firma satın alma ya da ortak olma işlemlerinde, satın alınan ya da ortak olunan tesislerdeki üretimin satın alan firmanın kendi markası veya satın aldığı işletmenin markası ile yapılması veya pazarlanması kaydıyla, küresel ölçekte kredi sağlanarak rekabet edebilirlikleri artırılacaktır.

Mühendislik fakültelerinde en az bir dönem işyeri eğitimi zorunlu hale getirilecektir. İhtiyaç duyulan sektörlere nitelikli eleman yetiştirilebilmesi amacıyla üniversite mezunlarına öncelikli olmak üzere uluslararası sertifikalı kurslar düzenlenecektir. Meslek Yüksek Okulu ve mühendislik eğitimi veren bütün fakültelerdeki öğretim elemanlarına sanayide sektör ile ortak çalışma yapma zorunluluğu getirilecektir. Temel bilimler ve mühendislik fakülteleri müfredatına Ar-Ge, yenilikçilik sistemi ve fikri ve sınai mülkiyet dersleri konulacaktır.

Sanayide ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücünün istihdam edilmesi Bakanlığımızın üzerinde ciddiyetle durduğu konu başlıklarından biridir. Eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyumun güçlendirilmesine yönelik mekanizmaların etkinliğinin artırılması, iş ve yaşama ilişkin bilgi, beceri ve yetenekleri yüksek ve sağlıklı bireylerin yetişmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda; öncelikle sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara eleman ve mühendis ihtiyacı için adımlar atılacaktır. Üniversitelerin sanayi ile gerçek anlamda entegrasyonu sağlanarak, öğrencilerin mezuniyet sonrası aranan nitelikte çalışan olmaları sağlanacaktır. Temel bilimler ve mühendislik fakülteleri müfredatına Ar-Ge, yenilikçilik sistemi ve fikri ve sınai mülkiyet dersleri konularak, öğrencilerin sanayide yaratıcı fikirlerini daha iyi nasıl ortaya koyabileceklerinin yolu gösterilmiş olacaktır. Ayrıca meslek yüksekokulu ve mühendislik eğitimi veren bütün fakültelerdeki öğretim elemanlarına sanayide sektör ile ortak çalışma yapma zorunluluğu getirilerek sanayi ile ortak projeler yapmanın önü açılacaktır.

Ülke genelinde büyük sanayi yatırım alanları oluşturulacaktır.

Ülkemizde özellikle büyük ölçekli yatırım yapacak yerli ya da yabancı yatırımcılar için önceden büyük sanayi yatırım alanlarının belirlenmesi son derece önemlidir. Yatırım alanlarının önceden belirlenmesi, yatırımcı için arazi sorununun olmaması ve yatırımlarını hızla yapması anlamına gelmektedir. Ülkemizin sahip olduğu potansiyelin harekete geçirilmesi ve kaynakların verimli kullanılarak üretim kapasitesinin artırılması, küresel ölçekte rekabet edebilirliğin ve bölgesel gelişmenin sağlanması amacıyla Ülke Mekânsal Strateji Planı’nda ortaya konulacak kararlar dikkate alınarak, büyük sanayi alanları oluşturulacaktır. Ülke Mekânsal Strateji Planları ile ülke kalkınma politikaları, bölgesel gelişme stratejileri ile bölge plan kararlarının mekânsal organizasyonu sağlanmakta, ülke ve bölge düzeyindeki politika ve kararları alt kademe planlara aktaran, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesine yönelik mekânsal stratejiler belirlemekte, sektörel kararları ülke düzeyinde mekânsal boyutlarıyla bütünleştiren ve uyumlaştıran, kentsel ve kırsal yerleşmeler, ulaşım sistemi ile sosyal ve teknik altyapının yönlendirilmesine dair mekânsal stratejileri belirleyen yatırım yerlerinin belirlenmesi konusunda yönlendirme sağlanmaktadır.

 

Bilal TEK / Sanayi Politikaları Daire Başkanı (Sanayi Genel Müdürlüğü)

 

Kaynak <https://anahtar.sanayi.gov.tr/tr/news/turkiye-sanayi-stratejisi-belgesi-2015-2018/2094>

 

e-Bülten 'e Kayıt Olun

Güncel Haberler, Kampanya ve İndirim Teklifleri hakkında bilgilendirilmek isterseniz e-Bülten Programımıza üye olabilirsiniz.

Hakkımızda

Yeni millenyum ile beraber internet ve eTicaret hayatımızın değişmez bir parçası oldu. Artık dünya eskisinden de küçük, ve eskisinden de hızlı dönüyor. Zaman ve kaynakların çok daha değerli olduğu günümüzde, 2005'ten beri sizleri en doğru kaynaklara yöneltebilmek için çaba sarf ediyoruz.

fabrikadan.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından fabrikadan.com hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için ilan sahibi ile irtibata geçebilirsiniz. Yer Sağlayıcı Belge No : 581