Türkiye’nin Sanayi “MANİFESTOSU”.
Turkish Login
Turkish Login
Turkish Login

Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan’ın Değerlendirmesi: Bu Belge, Türkiye’nin Sanayi “MANİFESTOSU” dur.

Türkiyenin toplam ihracatı içindeki imalat sanayinin payının % 94 olması, ülkemizin sanayileşmiş bir ülke olduğunu göstermektedir. Ancak mevcut sanayimizin önemli bir kısmı "teknoloji yoğunluğu" ve "ürettiği katma değerin" düşük olması sürdürülebilir rekabetçi bir sanayi için kesinlikle yeterli değildir.

İmalat sanayinin teknolojik yapısını değiştirmeye yönelik politikalar uzun dönemli bir değerlendirme sürecini gerektirmektedir. Bu anlamda son 15 yılda düşük teknolojili ürünlerden orta teknolojili ürünlere geçişte uygulanan politika ve çıktılar, önümüzdeki dönemde yüksek teknolojili ürünlere geçiş sürecinde de yol gösterici birer politika aracı olacaktır.

Sanayide 3 önceliğimiz bulunmaktadır:

Birincisi yerli üretimdir. Türkiye'nin sahip olduğu iç pazar, kaliteli iş gücü, 2 saatlik uçuş mesafesinde 1 milyar insana ulaşan coğrafi konumu ülkemizin yerli üretim konusundaki avantajlarıdır. Bu nedenle yerli üretime önem verilmekte ve yerli üretim teşvik edilmektedir.

İkincisi teknolojik üretimdir. Artık Türkiye'de üretimde teknoloji düzeyinin artmasına önem verilmektedir. Meclisin çıkardığı kanunlarla ülke "Ar-Ge merkezi" konumuna yükselmiştir. Türkiye'de 30'un üzerinde Ar-Ge personeli çalıştıran 196 Ar-Ge merkezi bulunmaktadır. Ar-Ge merkezi sayısı Türkiye'de hızla artmaya devam edecektir.

Üçüncüsü ise temiz üretimdir. Çevreye saygılı üretimin, üretim anlayışımızın temelini oluşturması gerekir. Çevreye saygılı üretimde dikkat edilmesi gereken alan işçi sağlığı ve iş güvenliği boyutudur. Biz ne kadar temiz üretime odaklanırsak ülkemizin rekabet gücü de o kadar artacaktır.

Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi 2015-2018, dünyadaki, ülkemizdeki ekonomik gelişmelerin analizlerine dayanan katılımcı bir yaklaşımla, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla "Sanayide Yapısal Dönüşümü" gerçekleştirecek çok iddialı "Türkiye sanayi stratejisi 2015-2018" i hazırladık.

Stratejinin yapı taşlarından bazıları:

Stratejimizin en çarpıcı eylemlerinden birisi Yerli üretici ile yatırımcının buluşmasını sağlayacak web portalının oluşturulması” eylemidir. Bu eylemin hayata geçirilmesine şimdiden başlanmış olup, oluşturulan web portalına kökü Anadolu Türk geleneğinden gelen, mesleki dayanışma ve iş birliğini temsil eden LONCA ismi verildi(www.lonca.gov.tr). Lonca, sanayi siciline kayıtlı 126000 firmanın üretim kabiliyetinin ve ürünlerinin bulunduğu, hacim olarak dünyada emsalsiz bir bilgi hazinesidir. 13 Mayıs 2015 tarihinde sayın bakanımız Fikri Işık’ın lansmanıyla işletmeye alınan site 1,5 ayda 100000 ziyaretçi sayısıyla büyük ilgi gördü.

Makine tarafından oluşturulan alternatif metin:麠 ~

 

Türkiyede otomotiv üretimi 1950li yıllarda başlamıştır. Ancak ülkemizde üretim yapan 15 çok uluslu firmaların, çok yakın zamana kadar Ar-Ge çalışmalarını yurtdışında yapması ve üniversitelerimizin eğitiminin Türk sanayinin ihtiyaçlarından uzak olması nedeniyle; bugün için otomotiv üssü olan ülkemizde (AB ülkeleri arasında otomotiv üretiminde 7. sırada, otobüs üretiminde 1. sırada, hafif ticari ve ağır ticari araç üretiminde ise 2.sırada yer almaktadır.) yeterli bilgi birikiminin ve entelektüel sermayenin oluşmadığını müşahede etmekteyiz.

Bu süreç içerisinde yurtdışına otomotiv konusunda doktora yapmak üzere çok sayıda öğretim elemanı gönderilmesine rağmen, sistematik bir planlama yapılmadığı için, bugün Türkiyede “özgün motor tasarlayacak, patentleyecek nitelikte eleman bulunamamaktadır.

Motor üretimi ve Tasarım kabiliyetinin Türkiyede geliştirilmesi, mevcut bilgilerin, dağınık olan ileri laboratuarların optimize edilmesi, kamu bütçesiyle desteklenen projelerin bir merkezde toplanarak sistematik planlamanın yapılacağı “Motor Mükemmeliyet Merkezi(MMM) bu stratejinin önemli maddelerindendir.

Aynı şekilde, Türkiye 1932 yılından beri çelik üreticisidir. Bugün için ABnin 2., Dünyanın 8. büyük üreticisi konumundadır. Bununla birlikte günümüzde kullanılan üretim şekli ise (EAF/BOF) dünyanın kullandığı teknolojinin tam tersidir. Bu tezattan dolayı tesislerimiz ya duruş yapmakta veya çok düşük kapasite ile ayakta durmaya çalışmaktadır. Bu arada ülkemizin çelik ihtiyacı ithalat ile karşılanmaktadır.

“Demir çelik sektörü ülkemiz için stratejik sektör

Türkiye dünyanın önde gelen çelik üreticilerinden biri olmasına rağmen, katma değeri yüksek nitelikli çelik üretimi (paslanmaz, zırh çeliği vb.) yapamamaktadır.

Demir çelik tesisini tasarlayacak, geliştirecek mühendislik bilgi birikimi 1932den beri sektörde sistematik bir planlama olmamasından dolayı oluşmamıştır. Sektörde çok yakın zamana kadar Ar-Ge merkezi bile bulunmamaktaydı. Sektörü sistematik bir biçimde planlayarak üniversitelerdeki ve sektördeki bilgi birikimini derleyecek, teknoloji geliştiren ve tüm sektöre hizmet edecek merkezi akredite laboratuvarı sektöre özel enerji verimliliği ve çevre teknolojilerini de içeren Demir Çelik Mükemmeliyet Merkezi (Fe-MM)”, nitelikli çelik üretimi ve sektörde yapısal dönüşüm bu stratejinin önemli maddelerindendir.

Yukarıdaki örneklere bağlı olarak üniversitelerimizin bir konuda “İhtisas üniversitesi olarak desteklenmesini, üniversite ve sanayi işbirliğini geliştirecek bir eylem olarak görmekteyiz.

“Mühendislik Fakültelerine bir dönem endüstriyel staj zorunluluğu getirilmesi, öğretim üyelerinin yükselmesinde sanayi işbirliği-patent zorunluluklarının getirilmesi “Endüstriyel Yüksek Lisans ve Phd programlarının yalnız sanayi tesisinde çalışan mühendislere açılması” üniversiteyi sanayiyle buluşturacak eylemler olarak değerlendirilmekteyiz.

“Meslek Yüksek Okullarının(MYO) OSB içinde kurulması veya taşınması, Sanayi Odaları ve OSB tarafından yönetilmesi eylemi sanayicimizin “Nitelikli Eleman Bulamıyoruz!” haykırışına cevap vereceğini düşünüyorum. Ayrıca birçok yerde endüstri meslek lisesi veya teknik lise, düzeyinde donanımı bile bulunmayan bu eğitim kurumlarına değer katıp, kuruluş amacına getirileceğine inanıyorum.

“Temel Bilimler ve Mühendislik alanlarında yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde BTYK kararları ve 10.Kalkınma Planı’ndaki öncelikli alanlar konu olarak ele alınacaktır” eylemiyle de üniversitelerde yapılan Yüksek Lisans ve Doktora tezleri rafta kalmayacaktır.

1996 yılında Gümrük Birliği anlaşması, Türk Sanayisi üzerindeki etki ve maliyet analizi yapılmadan ve mevcut kurum ve çalışanlarını yeni teknik mevzuatlara uyum konusunda bütüncül bir perspektifle eğitim vermeden imzalandı.

AB’ye katılan yeni üye ülkeler AB teknik direktiflerinin kendi ülkeleri üzerindeki Etki ve Maliyet Analizini yaparak AB den hem regülasyon geçiş süresi , yeni istisnalar ve AB kaynaklarından sektörü geçişe hazırlamak için milyar Eurolar seviyesinde yardım alırken AB’ye üye olup mali yardım alan ülkeler teknik direktiflere uymazken ülkemiz üye olmadan direktiflere tabi olarak tezat yaşamaktadır.

Bugün için 170 AB teknik mevzuatın 155 ini (yani %91) uyumlaştırmayla sorumlu kurum olarak Sanayi Genel Müdürlüğü, uyumlaştırılacak teknik mevzuat Türk sanayisi üzerinde Etki ve Maliyet Analizi” nin yapılması için yeni yeni kapasite oluşturmaya çalışmaktadır.

2015-2018 döneminde eylemlerin uygulama, izleme ve değerlendirilmesine yönelik etkin bir mekanizma oluşturulacak ve sonuçlar takip edilecektir. Kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının, hazırlık sürecinde olduğu gibi uygulama sürecinde de işbirliği ve katkılarını sunacakları Sanayi Stratejisi 2023 yılı hedeflerine ulaşmada önemli bir itici güç olacaktır.

Sürdürülebilir bir ekonomi ve Sosyal refah için, "Sanayide Yapısal Dönüşüm" BAŞLIYOR.

1. Sistematik derinleşerek, teknolojiyi üretmek, dünya ile rekabet etmek için sektörel Mükemmeliyet Merkezlerinin” kurulması zorunluluktur.

2. “1996 yılında Gümrük Birliği anlaşması, Türk Sanayisi üzerindeki Etki ve Maliyet Analizi yapılmadan imzalandı.

3. “Yurtdışına otomotiv konusunda doktora yapmak üzere çok sayıda öğretim elemanı gönderilmesine rağmen, sistematik bir planlama yapılmadığı için, bugün Türkiyede “özgün motor tasarlayacak, patentleyecek” nitelikte eleman bulunamamaktadır.”

4. “Türkiye dünyanın önde gelen çelik üreticilerinden biri olmasına rağmen, katma değeri yüksek nitelikli çelik üretimi (paslanmaz, zırh çeliği vb.) yapamamaktadır.

5. “İhtisas Üniversiteleri ve Endüstriyel Yüksek Lisans ve Doktora programları geliyor.

6. “Üniversitelerde yapılan Yüksek Lisans ve Doktora tezleri rafta kalmayacak

7. “Lonca, sanayi siciline kayıtlı 126000 firmanın üretim kabiliyetinin ve ürünlerinin bulunduğu, hacim olarak dünyada emsalsiz bir bilgi hazinesidir”

Prof. Dr. İbrahim KILIÇASLAN

 

Kaynak <https://anahtar.sanayi.gov.tr/tr/news/sanayi-genel-muduru-prof-dr-ibrahim-kilicaslanin-degerlendirmesi-bu-belge-turkiyenin-sanayi-manifestosu-dur/2092>

 

e-Bülten 'e Kayıt Olun

Güncel Haberler, Kampanya ve İndirim Teklifleri hakkında bilgilendirilmek isterseniz e-Bülten Programımıza üye olabilirsiniz.

Hakkımızda

Yeni millenyum ile beraber internet ve eTicaret hayatımızın değişmez bir parçası oldu. Artık dünya eskisinden de küçük, ve eskisinden de hızlı dönüyor. Zaman ve kaynakların çok daha değerli olduğu günümüzde, 2005'ten beri sizleri en doğru kaynaklara yöneltebilmek için çaba sarf ediyoruz.

fabrikadan.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından fabrikadan.com hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için ilan sahibi ile irtibata geçebilirsiniz. Yer Sağlayıcı Belge No : 581