Türkiye'de İnovatif Girişimcilik
Turkish Login
Turkish Login
Turkish Login

Girişimci; dar anlamda belirli bir projeyi, girişimcilik anlayışına uygun biçimde geliştirmek üzere gözler önüne seren, tanıtan ve toplumun uygunluğuna göre uygulayan, geniş anlamda ise toplumun ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetleri, emek, teknoloji, sermaye ve doğal kaynakları bir araya getirip; yasal, finansal, örgütsel ve ekonomik özellikteki ekonomik birimler olan girişimleri kuran kişidir. Girişimcilik, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, tüm gelişmiş ülkelerde ve hemen her endüstri dalında önemlidir.

Coulter, girişimciliğin önemini yenilikçilik-icatçılık, yeni işletmelerin doğması/büyümesi ve yeni iş alanları yaratmak üzere üç önemli alanda vurgulamıştır. Nitekim, hızlı büyüyen (start-up) firmaların büyüme aşamalarında girişimcinin önemli bir özelliği, yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir. Yenilikçilik; girişimcinin, beklenmeyen durumlarda, ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini de kapsar. Bu yetenek, girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile kazandığı birikimlerinden oluşur.

Avusturyalı iktisatçı ve siyaset bilimci Schumpeter, girişimciliği mal ve hizmetlerin üretim sürecinde denenmemiş teknolojilerin kullanılmasını sağlayan devrimcilik olarak nitelendirmiştir. Kapitalizme atfedilen “yaratıcı yıkıcılık” terimiyle Schumpeter, girişimciliğin bir ayağına risk almayı, bir ayağına da rekabeti koymuştur. Yaratıcı Yıkım Kuramı’na göre, girişimci ruha sahip yeni firmalar, daha az yenilikçi olan mevcut firmaların yerini alacaktır ve bu durum iktisadi gelişmeye neden olacaktır. "İnovasyon" kavram olarak, hem bir süreci ‘’yenilemeyi/yenilenmeyi’’ hem de bir sonucu "yenilik"i ifade eder.

AB ve OECD literatüründe inovasyon süreç olarak; bir fikri, pazarlanabilir bir ürün ya da hizmete, yeni ya da geliştirilmiş bir üretim ya da dağıtım yöntemine ya da yeni bir toplumsal hizmet yöntemine dönüştürmek olarak tanımlanır. İnovasyon aynı zamanda bu dönüştürme süreci sonunda ortaya konan pazarlanabilir, yeni ya da geliştirilmiş ürün, yöntem ya da hizmeti de ifade etmektedir. Schumpeter (1934), inovasyonu yeni ürünlerin girişi, yeni üretim yöntemlerinin girişi, yeni pazarların açılması, hammaddeler ve diğer girdiler için yeni tedarik kaynaklarının geliştirilmesi, bir endüstride yeni pazar yapılarının yaratılması şeklinde beş farklı sınıflandırma yoluna gitmiştir.

Oslo Kılavuzu'nda ise (2005), ürün inovasyonu, süreç inovasyonu, pazarlama inovasyonu ve organizasyonel inovasyon olmak üzere dörtlü bir sınıflandırma yapılmıştır. Ürün inovasyonu; yeni veya ürünün özellikleri yahut kullanılma amacıyla ilişkili olarak önemli ölçüde geliştirilmiş ürün veya hizmetin ifadesidir. Ürün inovasyonu, teknik özelliklerde, bileşenlerde, materyallerde, bütünleşik yazılımlarda kullanıcı dostu veya diğer fonksiyonel özelliklerde önemli gelişimleri içerir. Süreç inovasyonu; yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş üretim veya teslimat yönteminin veya uygun ve yeni ara basamakların uygulanmasıdır.

Bu yöntemin uygulanması; tekniklerde, ekipmanda ve/veya yazılımda önemli gelişmeleri içerir. Pazarlama inovasyonu; ürün tasarımında veya paketlemede, ürün konumlandırma ve tutundurmada, ürün promosyonu veya fiyatlamada önemli değişimleri içeren yeni pazarlama yöntemlerinin uygulanmasıdır. Organizasyonel inovasyon; organizasyonel yenilikler ile ilişkili eğitim faaliyetleri, makine ve teçhizat, diğer dış bilgiler ve başka sermaye niteliği taşıyan malların edinimini de kapsamaktadır.

Ticari uygulamalardaki, işyeri ve dış ilişkilerin organizasyonundaki yeni yöntemler ile ilgilidir. Globalleşme faaliyetlerinde yer alan işletmeler sayesinde, ülkeler arasındaki politik ve ekonomik engellerin azalması sonucu, girişimcilik-yenilikçilik, ilgi çekici bir araştırma alanı olmuş ve bu doğrultuda, dünyadaki liderler ile politikacılar tarafından da teşvik edilmeye başlanmıştır. Gelişmiş ülkelerde, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde giderek artan girişimcilik-yenilikçilik faaliyetleri, durgun endüstrileri harekete geçirmiş ve yeni iş alanları teminederek, işsizlik sorunlarını azaltma eğilimi yaratmıştır.

Hatta girişimcilikyenilikçilik, teknolojik ilerlemenin hızlandırıcısı olarak yeniden keşfedilmiştir. Bu nedenle, az gelişmiş ekonomilerde girişimcilik yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenerek geliştirilmesi, ekonomik büyümenin özel bir koşulu olarak önerilmektedir. Kâr amacı gütmeyen bir akademik araştırma konsorsiyumu olan GEM (Global Entrepreneurship Monitor), girişimcilik faaliyetinin düzeyini belirlemek, girişimciliğin ekonomik gelişmedeki rolünü belirlemek, ülkeler arasındaki farklılığa neden olan faktörleri tayin etmek ve girişimciliği geliştirmeye yönelik politikalar önermek üzere girişimcilik faaliyeti ile ilgili nitelikli araştırma verileri oluşturmak ve bu verileri geniş kitlelere sunmaktadır.

KOSGEB’in liderliğinde, Yeditepe Üniversitesinin teknik desteğiyle tamamlanmış olan 2011 yılı GEM çalışmasının ortaya çıkardığı en önemli sonuçlardan bir tanesi, ülkelerin “Toplam Girişimcilik Aktivitesi” düzeyi olup ‘’Ülkelerin girişimcilik notu denilebilecek endeks, yeni bir iş kurmakta olan ve yeni bir işletmenin (3.5 yaşından küçük) sahibi ve yöneticisi konumunda olan bireylerin yoğunluğunu yansıtmaktadır. Türkiyenin 2010 yılında girişimcilik notu 8,6 iken 2011 yılında 11,9’a yükselmiştir. 2008 yılından beri katılımcı ülkeler, Küresel Rekabetçilik Raporu sınıflandırmasına paralel olarak faktör, verimlilik ve inovasyon odaklı ekonomiler olarak değerlendirilmektedir.

Türkiye bu sınıflandırmada Verimlilik Odaklı Ekonomiye sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Avrupa Komisyonu’nun yılda bir kez yayımladığı, ülkelerin inovasyon performansını ölçümlemek üzere hazırlanan ve insan kaynağı yatırımından, girişimcilik ve entelektüel sermayeyi desteklemeye kadar pek çok göstergenin dikkate alındığı İnovasyon Birliği Skorbord Raporu'nun 2011 yılı verilerine gore; 34 Avrupa Ülkesinden sadece 16 ülkenin Ar-Ge ve inovasyon karnesinin Avrupa Birliği ortalamasını tutturduğu görülmektedir. İnovasyon karnesi AB ortalamasından yüksek olan ülkeler inovasyon liderleri olarak raporda yer alırken, Türkiye ve Bulgaristan gibi inovasyon notu AB ortalamasından çok düşük olan ülkelermütevazi ölçüde yenilikçi ülkeler sınıfında yer alıyor. Bu rapora göre Almanya, Danimarka, İsveç ve Finlandiya Ar-Ge ve inovasyon notu AB ortalamasından yüksek olan inovatif ülkeler arasında yer alırken, Türkiye, Bulgarisyan, Romanya ve Litvanya gibi ülkeler yenilikçik performansı AB ortalamasından çok düşük olan ülkeler kategorisinde yer almaktadır.

Trendchart 2008 ve 2009 yılları Türkiye'de İnovasyon Raporları incelendiğinde ülkemizde inovasyon konusunda dört ana politika uygulanmakta olduğu görülmektedir: İşletmelerde yürütülen Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına finansal destek sağlanması, kamu ve yüksek öğrenim kurumları ile işletmeler arasında Ar-Ge faaliyetlerine yönelik işbirliklerini geliştirmek, inovatif girişimlerin sayısını arttırmak ve hayatta kalmalarını sağlama ve yüksek öğrenim kuruluşları tarafından geliştirilen Ar-Ge faaliyetlerini ticarileşme sürecinde desteklemek.

Raporun konuları arasında ülkemizin inovasyon yönetişimi açısından güçlü ve zayıf yanlarının, tehdit ve fırsatlarının değerlendirilmesi incelendiğinde; 2004 yılından itibaren devletin bilim, teknoloji ve araştırma konularına daha fazla önem veriyor ve kaynak ayırıyor olması güçlü yanlarımızdan biri olarak gösterilmekte ve inovasyonun sadece bilim, teknoloji ve araştırmanın bir sonucu olmadığının, mevcut yaklaşımın Türkiyenin inovasyon performansını artırmak açısından yetersizliğinin altı çizilmektedir. Bu nedenle, inovasyonun tüm devlet politikalarıyla entegre edilmesi gerektiği ve bölgesel boyutunun da göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Bölgeler arasındaki dengesizliklerin ortadan kaldırılmasında en önemli aracın inovasyon olduğu; bu nedenle de bölgesel inovasyon politikalarının tasarlanmasının büyük önem taşıdığı ifade edilmektedir. Nitekim, adı inovatif ülkeler arasında geçen Fransa, Almanya, Güney Kore, Brezilya ve İtalya'nın inovasyona dayalı politikaları incelendiğinde bölgesel inovasyon merkezleri dikkati çekmektedir. Bölgesel inovasyon merkezleri, bir bölgedeki işletmeler, üniversiteler ve eğitim kurumları, araştırma kuruluşları, kamu kurumları, finansman kuruluşları, aracı kuruluşlar (inovasyon ve iş destek merkezleri, teknoloji transfer ofisleri, vb.), sivil toplum kuruluşları, inovasyon ve teknoloji altyapısını destekleyen kuruluşlar (teknoparklar, kuluçka merkezleri, vb.) gibi çok çeşitli aktörün ve bunlar arasındaki etkileşimin oluşturduğu bir ortam olarak tanımlanan yapılardır. Mersin’de başlatılan bölgesel inovasyon stratejisi hazırlık çalışmaları, bu kapsamda örnek bir girişim olarak görülmektedir. Sekretarya hizmetlerini KOSGEB'in yürüttüğü ve 04.01.2012 tarihinde ilk Kurul Toplantısı yapılan Girişimcilik Konseyi girişimciliğin geliştirilmesine yönelik çalışmaları bir çatı altında toplayarak stratejiler oluşturulması ve uygulamaya geçirilmesini sağlamak amacını hedeflemektedir.

Girişimcilik Konseyi'nin hedeflediği alanlardan birisi de ileri teknoloji ve yüksek katma değer yaratan girişim faaliyetlerinin özendirilmesi ve desteklenmesidir. Girişimciliğin ve Ar-Ge İnovasyon faaliyetlerinin desteklenmesi görevlerini tek çatı altında birleştiren KOSGEB, Ar-Ge İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programları kapsamında girişimcileri ve işletmeleri Teknoloji Merkezleri (TEKMER) ile Duvarsız Teknoloji İnkübatörleri (DTİ) aracılığıyla desteklemektedir.

TEKMER desteğinde üniversite sanayi işbirliğinin gerektirdiği kurumsal altyapının oluşturulması amacıyla üniversiteler ile işbirliği protokolleri yapılarak KOSGEB birimleri oluşturulmakta ve desteklenmesine karar verilen işletmelere üniversite yerleşkeleri içinde çalışabilecekleri işlikler de tahsis edilmektedir. Kendilerine işlik verilen işletmelerin çeşitli giderleri, KOSGEB ve üniversitelerce karşılanmakta istedikleri takdirde üniversite öğretim elemanlarının bilgi birikimi ve teknik altyapısından yararlandırılmaktadırlar.

DTİ’ler de TEKMER gibi kurulmakta ancak KOSGEB, işlik vermeden sanayicinin Ar-Ge projesini işletmenin kendi yerinde desteklemektedir. Üniversite, kamu ve sanayi sarmalının mükemmel bir örneği olan TEKMER'ler bölgesel inovasyon merkezlerinin oluşturulmasında ve yürütülmesinde inovasyon aktarım merkezleri olarak önemli rol oynayacaktır. Üniversite öğrencilerinin girişimciliğe özendirilmesi ve gerek üniversite öğrencilerinin gerekse girişimcinin ve sanayicinin inovasyon farkındalığının artırılması konusunda TEKMER'ler bünyesinde yapılacak çalışmalar ve eğitim faaliyetleri bölgesel inovasyon politikalarının etkin araçlarından olacaktır.

Gülden USLU / KOSGEB KOBİ Uzman Yardımcısı

 

KAYNAKÇA

• SCHUMPETER, A. Joseph (1934). The Theory of Economic Development. An Inquiry into Profits, Capital, Credit, Interest, and the Business Cycle, Harvard University Press,Cambridge.

• OECD - Oslo Manual (2005). Proposed Guidelines for Collecting and Interpreting Technological Innovation Data,Paris.

• KAVAK, Ç., Bilgi Ekonomisinde İnovasyon Kavramı ve Temel Göstergeleri, Dicle Üniversitesi, Ekonomi Bölümü, Akademik BiliGim‘09 - XI. Akademik Bilişim Konferansı Bildirileri, 11-13 Şubat 2009 Harran üniversitesi, Şanlıurfa

• HÉBERT, R. F., & Link, A. N. (1989). In Search of Meaning of Entrepreneurship. Small Business Economics , 1 (1), 39-49.

• COULTER, Mary (2001), Entrepreneurship in Action, Smail Business 2000 (New Jersey: PrenticeHall).

• LITTUNEN, Hannu (2000), "Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality," International Journal of Entrepreneuria/ Behavior & Research, Vol. 6, No. 6: 295-299.

www.bilgicagi.com

www.kosgeb.gov.tr

www.utikad.org.tr

http://www.gemconsortium.org

Kaynak <https://anahtar.sanayi.gov.tr/tr/news/turkiyede-inovatif-girisimcilik/264>

 

e-Bülten 'e Kayıt Olun

Güncel Haberler, Kampanya ve İndirim Teklifleri hakkında bilgilendirilmek isterseniz e-Bülten Programımıza üye olabilirsiniz.

Hakkımızda

Yeni millenyum ile beraber internet ve eTicaret hayatımızın değişmez bir parçası oldu. Artık dünya eskisinden de küçük, ve eskisinden de hızlı dönüyor. Zaman ve kaynakların çok daha değerli olduğu günümüzde, 2005'ten beri sizleri en doğru kaynaklara yöneltebilmek için çaba sarf ediyoruz.

fabrikadan.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından fabrikadan.com hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için ilan sahibi ile irtibata geçebilirsiniz. Yer Sağlayıcı Belge No : 581